Yeryüzünde alimler gökteki yıldızlar gibidir.

20 Ocak 2019 Pazar

Arkadaşlar bugün twitter 'da gördüm. Kırmızı Kedi Yayınevi 'nin, Yılmaz Özdil 'in yazdığı Mustafa Kemal kitabı için özel ciltli 1881 adet basılacak ve fiyatı 2.500 TL olarak belirlenen twitini gördüm. İnanın aklıma ilk sanırım fake hesaptan dikkat çekmek için yazılmış yalan bir haberdir diye düşündüm. Ama baktım ki açıklama resmi Kırmızı Kedi Yayınevi 'nin twitter adresinden yapılmış. Adresini verdiğim açıklama twitinin altına Yılmaz Özdil hayranları olsun, Atatürk hayranları olsun büyük tepki göstermişler. Bir Atatürk 'çü olarak tepkilerinde de sonuna kadar haklılar diyorum. Atatürk herkesin, belirli bir kesim veya Atatürk üzerinden kazanç sağlayan kişilerin değildir.


Neyse bu 1881 adet koleksiyon kitabı için biraz araştırma yaptım. Meğerse bu proje daha kitap çıkmadan önce planlanmış. Bunu da 25 Temmuz 2018 tarihinde Özdil 'in Sözcü gazetesindeki kendi köşesinde yazdığı yazıdan anlıyoruz. ''Koleksiyon değeri taşıyan, sadece 1881 adetle sınırlı tutacağımız, numaralı çok özel versiyonu olacak. '' diyor kendisi. Belki o zamanlar fiyat konusu tam kesinleşmemiş olabilir ama genede faiş bir fiyat olacağının ilk sinyallerini vermiş.

Tabi şimdi bunda nevar neden bu olayı bu kadar büyütüyorsuz? Diyecek olan Özdil hayranları olacaktır. Tabi sizde ticaret esasına ve serbest piyasa sermayesine göre sonuna kadar haklısınız. Ama sorun bu değil sorun Yılmaz Özdil 'in şimdiye kadar söyleyerek veya yazarak eleştirdiği konuyu kendisi yapmasıdır. Yılmaz Bey her zaman şuan ki hükümet için din tüccarlığı yapıyorlar diyerek eleştirmiş ve bunun üzerine bir çok yazı yazmıştır. Atatürk adı ile 1881 Adet Koleksiyon diye başlayıp 2.500 TL ile biten projenin din tüccarlığından hiçbir farkı yok. Birisi dini birisi Atatürk 'ü sömürüyor demezler mi adama! Aslında Yılmaz Özdil 'in tüm kitapları Atatürk ve hükümet üzerine olduğu için ben her zaman çıkardığı kitaplarına ticari açıdan bakmışımdır. Bence Yılmaz Özdil 'in Atatürk veya hükümet umurunda değil. O kazancına ve ülkemizde ki bilirli yerlere saldırarak ün ve kazanç sağlamasına bakıyor diye düşünüyorum tabi bunlar benim şahsi düşüncelerim. Ama bu düşüncelerimin de bir sebebi var mesela bu son yaptığı da bu dediklerime kanıttır.

Yılmaz Özdil Kitapları

2011 - İsim, Şehir, Hayvan
2012 - İsim, Şehir, Bitki,
2013 - Beraber Yürüdük Biz Bu Yıllarda
2014 - İsim, Şehir, Artist
2015 - Beraber Yürüttük Biz Bu Yollarda
2015 - Kadın
2016 - Adam
2017 - Beraber Yürüdük Biz Bu Yıllarda
2018 - Sen Kimsin?
2018 - MUSTAFA KEMAL

Gördüğünüz gibi çıkarttığı kitaplara baktığınızda edebi açıdan sıfır kitaplar ya Atatürk ile ilgili yada hükümet ile ilgili kitap çıkarmış. Zaten yılda 2-3 kitap çıkartıp edebi zenginlik beklemek...

Şunu da belirtmek isterim bu proje hem Atatürk sevenler hemde Yılmaz Özdil hayranlarından çok büyük bir tepki çekti. Bu tepki üzerine yakınlarda kesin bir açıklama yapılacaktır. Ya  '' bundan benim haberim yoktu diyecek yada toplanan paralar şuraya bağışlanacaktır. '' demelerini bekliyorum arkadaşlar. Ama bunları deseler bile inandırıcılığını kaybetmiş olacak bir proje olacaktır. Sebeplerinden birini yukarıda verdim zaten bu proje daha kitap basılmadan önce planlanmış bir olaydır. Eğer 25 Temmuz 2018 tarihli yazısında  '' böyle bir projemiz var ve gelirlerini bir yardım kuruluşuna bağışlayacağız ama daha belirli değil. '' dese sonuna kadar bende arkasında olurdum bu projenin. Diğer bir sebep Kırmızı Kedi Yayın evinin bu projesi ile ilgili reklamları. Reklamlarda kesinlikle herhangi bir yardım kuruluşuna bağıştan söz edilmiyor. Bakınız projenin ilk duyurulma twiti 16 Ocak 2019 gördüğünüz ve izlediğiniz gibi sadece kampanyadan bahsedilmiş. Kısacası bir kurum veya kuruluşa yardım çıkarsa tepkilerden dolayı olacaktır. Yoksa önceden böyle bir planları mevcut değil haberiniz olsun.

 1881 Adet Mustafa Kemal Kitap Projesine Eleştiriler










18 Ocak 2019 Cuma

Merhaba arkadaşlar, bugün idefix 'ten ilk alışverişimde, dün aldığım Zafer Algözün Haşırt Dı Bilekbord kitabını aynı gün bitirdim. Bu kitap hakkında ki yorumlarımı sizlerle paylaşmak istiyorum.

Haşırt Dı Bilekbord Yorum ve Eleştirilerim

Kitabımız toplam 224 sayfadır. İnkilap yayınları tarafından basılmıştır. Kitabımız Alıntı kategorisindedir. Alıntı Türü kitap sevenlerin okuması gerekli olduğunu düşündüğüm bir kitap.

Kitap, Zafer Algöz 'ün hayatında ki önemli kişiler ile olan diyogları ve 2. şahıslardan duyduğu mesleki hikayeleri içeriyor. Bu hikayerin ana konusu çoğunlukla komik olmaları. Tabi aralarında ders içerikli hikayeler de bulunmakta. Ayrıca tiyatro hakkında terimsel bilgilerde öğrenebilirsiniz. Ama kitabın genelinden öğreneceğimiz, şimdilerde unutulmuş bir çok güzel duyguyu bizlere basit bir dille aktarıyor. Mesela bu kitaptan ne öğrendin diye soru sorsalar direk aklıma eskilerde film ve dizi setlerinde arkaşlıkların, dostlukların, sevginin ve saygının olduğunu, günümüzdeki gibi setlerde kavgaların, kaprislerin olmadığını, Kemal Sunal 'ın çok zeki ve aynı zamanda mütevazi olduğunu, ayrıca evhamlı olduğunu, Fatma Girik 'in erkek gibi bir aktör olduğunu, herkese babacan yaklaştığını o kadar büyük oyuncu olmasına rağmen kaprissiz biri olduğunu söylerdim. Aslında söylenecek daha çok şey var ama gerisini kitabı yeni okuyacak arkadaşlara bırakalım da onlar karar versin.

Haşırt Dı Bilekbord kitabında gerçekten komik alıntılar bulacaksınız arkadaşlar, size bunun garantisini veriyorum diyebilirim. Mesela benim en çok güldüğüm alıntıların başında Öztürk Serengil 'in, Zafer Algöz'e Fransız Restoranı hakkındaki başından geçen bir olayı anlatmasına baya güldüm. Sonra Zafer Algöz ile Erkan Gön 'ün oynadığı bir oyunda '' Alçak Türko vurdun beni '' sahneside baya güldürdü. Arkasına Yıldırım Bayezid oyununda ki '' Ayranları tazeleyin '' kısmıda çok iyiydi. Son olarak Hasret Ana dizi çekimlerindeki bir oyuncu ile Fatma Girik arasında ki tokat atma sahnesine iyiydi. Kısacası toplu taşıma araçlarında bu kitabı okursanız aniden kahkaha atıp dikkat çekebilirsiniz uyarmadı demeyin. :)

Haşırt Dı Bilekbord Kitabından Alıntılar

  • Osuruğa gülenin, osuruk kadar aklı yok
  • Bu meslek aşk ister, heyecan ister, tadı haktır, öyle herkese vergi değildir. Yoksa tiyatro dediğin nedir? İki kalas, bir hevestir.

SONUÇ: Öncelikle beni takip edenler görecektir ki genelde ben fantastik, bilim kurgu, polisiye, dünya klasikleri gibi kitap türlerini daha çok okurum. Alıntı türünde ilk defa bir kitap okuyorum diyebilirim ve iyiki de okumuşum dedim. Biraz argo olduğundan küçük yaştaki kardeşlerim için sıkıntı olabilir.

13 Ocak 2019 Pazar

Merhaba arkadaşlar, bugün bir facebook yazısında  '' ülkemizdeki toplam Suriyeli sayısını 4,5 milyon üremeye hazır çift ve 1.5 m üzerinde de çocuk var '' olarak belirtmiş. Tabi birde yazısında her zaman olduğu gibi bir doktorun ismini kullanarak yazmış. Sebebi yazdığı saçma yazı için güvenirlirliği ve paylaşım sayısını arttırmak için kullanılan bir yöntemdir. Tabi ülke olarak gerçekliğini araştırmak gibi bir özelliğimiz olmadığı için milyonlarca kişi begenip, paylaşmış bu yazıyı. Bende bu karalama yazısı üzerine biraz araştırma yapıp gerçekleri sizlerle paylaşmak istedim açıkçası. Vereceğim verilen hepsi resmi verilerdir.



Suriye İç Savaşı

Biliyorsunuz 2011 yılında Suriye 'de çıkan iç savaş sonucunda bir çok insan yaşadığı bölgeyi ve ülkesini terketmek zorunda kaldı. İç savaşı fırsat bilen IŞİD terör örgütü bir çok kişiyi canice öldürdü ve tecavüz etti. Böyle olunca insanlar akın akın, en uzun sınır komşusu olan Türkiye 'ye sığınmak için sınırımaza geldiler. Tabi bu göç bu olayların doğal sonucudur.

Suriye Politikamız

İç savaş ve IŞİD 'den sonra ülkemize gelen sığınmacıları devletimiz kabul etmiştir. Bu bence doğru karardı. Kapına gelmiş aç ve zor durumda kalmış inları geri çevirmek Türke yakışmazdı. Şuanda göçmenler sınırlarımız içinde kurulan çadır kentlerde barınmaktadırlar. Ama ilk şok ile ülkemizden yardım isteyen Suriyeliler kontrol edilemedi ve şehirlerimizin iç kesimlerine girerek yerleştiler. Bazı kesim Suriyeliler sosyo ekomomik olarak ayrıca örf ve adetlerimize uyum sağlayamayarak vatandaşlarımızı rahatsız ettiler. Bu konuda bir çok kişi hükümeti eleştirmektedir ki bence haklılar çünkü sınır içene aldığımız kişiler bir çok soruna neden oldular. Bir çok suça karıştılar, çeteleştiler, belirli bir kesim tarafından kullanılıyorlar, bir çok hastalık getirdiler bunun gibi bir çok olumsuzluklara neden oldular. Bu tür olumsuzluklara yer vermemek için sınır dışımızda güvenli bir bölgede çadır kentlerde tutulmaları gerekliydi diye düşünüyorum. Neyse bu konuyu uzun uzun bir gün yazarım.

Türkiye 'deki Suriyeli Sayısı 2018

Arkadaşlar 20 Aralık 2018 tarihi itibariyle İç İşleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından kayıt altına alınmış Toplam Suriyeli Sayısı 3 milyon 618 bin 624 kişidir. Erkek Suriyeli Sayısı 1 milyon 963 bin 553 kişi, Kadın Suriyeli Sayısı 1 milyon 655 bin 71 kişidir. Bunların 0-18 yaş aralığını 1 milyon 723 bin 473 kişi oluşturuyor. Bu listeyi 2019 yılında güncelleyeceğim arkadaşlar.

Türkiye'deki Suriyeli Sayısı İl İl

Aşağıdaki tabloda görüldüğü gibi en çok Suriyeli barındıran şehir 557 bin 694 kişi ile İstanbul. Suriyelilerin en az olduğu şehir ise 32 kişi ile Bayburt olmuştur. Bu tabloda tehlikeli olan şehir Kilis bence, sebebi kendi nüfusuna göre %86 'sını Suriyeliler oluşturuyor. 2018 yılı itibariyle Suriyeli olmayan şehir kalmadı arkadaşlar. Ayrıca son yaptığımız operasyonlardan sonra güvenli bölgelere 294 bin 480 Suriyeli geri ülkesine döndü.



6 Ocak 2019 Pazar

3 Ocak 2019 Perşembe

Merhaba arkadaşlar, 2018 yılını geride bırakmaya 1-2 gün kaldı. 2018 'de vizyona girecek filmlerin listesini yapmıştım. Bu listem 1.000 kişiden fazla kişi tarafından okunduğu için sizler için 2019 'da çıkacak filmlerin listesinide yaptım. Aslında 2019 'da en çok beklenen filmler diyebiliriz. Listenin içinde sizleri heyecanlandıran filmlerin olduğunu kesinlikle söyleyebilirim. Bu filmleri görünce her yıl bir önceki yıldan daha iyi filmelerin vizyona girdiği yıl oluyor gibigeliyor bana arkadaşlar.

25 Aralık 2018 Salı

Merhaba arkadaşlar, biliyorsunuz her yılın sonunda ülkemizde asgari ücretin belirlenmesi için toplantılar başlar ve aralık ayında kesin sonuca bağlarlar. İşte bu sonuçta şu ibareyi devamlı görürsünüz AGİ dahil değildir veya dahildir. Çevremdeki bir kaç kişiden bu AGİ nedir? AGİ nasıl hesaplanıyor? AGİ nasıl alınır? AGİ 'yi kim öder? gibi sorular duydum. Bende bu konuda bilgilerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

22 Aralık 2018 Cumartesi

Arkadaşlar bu akşam haberlerde Türk Telekom 'un %55 'lik hissesine Garanti Bankası, İş Bankası ve Akbank ortaklığında kurulan Levent Yönetim Yapılandırma A.Ş el koydu. Çünkü 2005 yılında Türk Telekom özelleşirken satın alan Oger Telekom krediyi bu bankalardan çekmişti.