Yeryüzünde alimler gökteki yıldızlar gibidir.

20 Eylül 2018 Perşembe

Bugün bilim kurgu filmi severlerin büyük bir heyecanla beklediği Avatar filminin devamı Avatar 2, Avatar 3, Avatar 4 ve Avatar 5 filmlerinin resmi vizyon tarihlerini paylaşacağım.

Avatar filmini hem yazan hemde yönetmen büyük usta James Cameron ( Titatik, Terminatör serisi, Aliens yönetmeni ) 2014 yılında yaptığı bir açıklamada Avatar 2 filminin 21 Aralık 2018 'de vizyona gireceğini söylemişti. Ama geçen ay yaptığı bir açıklama ile Avatar hayranlarını üzmüştü çünkü devam filminin 2018 'e yetişemeyeceğini, yeni vizyon tarihinin 18 Aralık 2020 olduğunu açıkladı. Hatta bu açıklamasında serinin 3. 4. ve 5. Filmlerinin vizyon tahinide verdi. Avatar 3. filmi 17 Aralık 2021’de, Avatar 4  20 Aralık 2024 ve Avatar 5 19 Aralık 2025’te vizyona gireceğini açıkladı. Kısacası 2 yıl daha beklemek zorundayız arkadaşlar.


Avatar filminin, benim için yeri farklı ( Gerçi tüm Dünya için yeri çok farklı ) arkadaşlar. Yıl 2009 'du ilk 3D deneyimini yaşadığım film Avatar olmuştu. Hatırlarsanız filmin başlarında kutsal ağacın tohumlarının uçtuğu sahne vardı. Bu sahnede salondaki herkes ellerini uzatıp yakalamaya çalışmıştı. Filmin kalitesi daha ilk dakikadan itibaren tüm salona hükmetmeye başlamıştı. Film bittiğinde herkes nefesini tutmuştu birbirlerine '' film ne müthişti! Efekleri gördün mü?, Filmin devamı gelecek mi? '' gibi sorular soruyordu. Film sadece Türkiye 'yi değil tüm Dünya 'yı sallamıştı. Avatar filmi tüm dünyada en çok izlenen Titanik filmini geride bırakarak gişede tam 2 milyar 787 milyon 965 bin 087 dolar kazandı.

Avatar 2009 yılında 237 milyon dolar bütçe ve 150 milyon dolar reklam ile toplam 387 milyona çekilmiş bir filmdir. O yıllar görsel anlamda ilklere imza attığı için rekorları kırdı geçti. Şuanda Avatar 2 'yi büyük bir tehlike bekliyor diyebilirim artık günümüzde çıkan tüm filmler görsel açıdan eş değer olarak çıkıyor. Eğer serinin 2. Filmi beklenen övgüyü alamazsa diğer seriler riske girecektir diye düşünüyorum.

Avatar 2 Filmi 'nin Konusu

İlk filmi hatırlarsanız hikayemiz Pandora Gezegeninde geçmektedir. Bu gezende barışçıl ve ilkel şekilde Navi halkı yaşamaktadır. İnsanlar Pandoradaki, enerji için kullanılan çok nadir bir madeni çıkartmaktadırlar. Tek sorun bu madenin ana damarı Navi halkı için önemli olan, kutsal ağacın altında bulunmaktadır. Maden şirketi yerli halk ile çatışmadan barışçıl bir yöntemle anlaşmaya varmak için avatarları kullanmaktadır. İnsanlar nörolojik bağlantı ile avatarlarına bağlanıp Navi halkına karışıp onların kültürlerini öğrenmeye çalışıp onları ikna etmeyi düşünüyorlardır. Tabi işler istedikleri gibi gitmeyince zor kullanarak Navi halkını sürmeye çalışıyorlar. Tabi sürmek düşündükleri kadar kolay olmayacaktır. Kahramanımız Jake Sully, Navi halkının yanında savaşmaya başlıyor. Neyse filmin sonunda orman ruhu Eywa, Jake 'nin ruhunu avatarına aktarıyor ve film orada bitiyordu.

Gelelim Avatar 2 'nin konusuna, şuana kadar bir açıklama yok ama tahminlerime göre filmde Jake ve Navi prensesi Neytiri ve onların çocukları hakkında bir film olabilir ama burada kötü karakteri kim temsil edecek bilemedim açıkçası. Acaba bu ruh transferi ve bunun sırrını çözmek için gelecek olan insanlar ile ilgili bir savaş olabilir. Yada Navi halkı içinde Jake kabul görmeyecek, ona ve ailesine karşı başka bir grup mu karşı karşıya gelecek açıkçası biledim!

Aklıma da başka seçenekler gelmiyor arkadaşlar. Olur ki daha değişik bir fikri olan varsa ve bizimle paylaşırsa sevinirim. Fikir alışverişi her zaman iyidir.

Avatar 2 Filmi 'nin Oyuncuları

Yönetmenimizin açıklamasına göre ilk filmdeki tüm karakterle olacakmış arkadaşlar. Zaten böyle bir filmde kim oynamak istemez ki!

17 Eylül 2018 Pazartesi

İyi geceler arkadaşlar, gece gece başıma gelen bir olaydan bahsetmek istedim. Bugün Vakıfbank kartım ile Ziraat Bankası 'nın ATM 'sinden ücretsiz para çektim ve çok mutlu oldum. Çünkü biliyorsunuz Ortak ATM 'lerden para çekmek veya para yatırmak işlemi ücretlidir. Bu ücreti bankalar hava parası olarak aldığı için her zaman zoruma gitmiştir. Geçenlerde zor durumda kalmış Vakıfbank kartım ile Garanti Bankası ATM 'sinden para çekmiştim 10 TL gibi bir işlem ücreti kesmişti. Ama bugünden sonra artık Ortak ATM 'lerden para çekerken ücret ödemeyeceğim gibi.
ortak atm den ücretsiz para çekme, ortak atm den ücretsiz para yatırma

Neyse ben başımdan geçeni anlatim hemen. Bugün ev kredimin son ödeme günü olduğu için maaş kartım olan Vakıfbank 'tan paramı çekip hemen TEB bankasına yatıyordum. Ama bugün Vakıf Bank ATM 'lerine ne olduysa hepsi bozuktu. Tam 2 şube 5 ATM gezdim 1 tanesi para alıyor vermiyordu, 1 tanesi para sıkıştırmış çalışmıyordu, 2 tanesi ise hiç çalışmıyordu. Ee saatte gece yarısına doğru yaklaşıyordu, eğer ev kredisini 12 'den önce yatıramazsam 1 günlük faiz ücreti olan 35 TL 'yi hemen kredimin sütüne ekleyecekleri için acele etmem gerekiyordu. Tabi bu zaman zarfı içinde sinir katsayım iyice artmıştı çünkü 1.5 yıldır ayın her 16 'sın da yaptığım işlemi bugün yapamıyordum. Tam vageçiyordum aklıma geçen aylarda bir haberde devlet bankalarının artık ATM 'lerinden işlem yaparken ücret alınmayacak diye bir anlaşmaya vardıklarına dair haber hatırladım. Hemen en yakın Ziraat Bankası ATM 'sine koştum kartımı yuvaya yerleştirdim, şifremi girdim, para çekme butonuna bastım, çekeceğim ücreti yazdım ve karşıma '' Bankanız bu işlem için sizden, ücret tahsil etmeyecektir. '' uyarısı çıktı. Alttan hemen devam dedim veee mutlu son ev kredisi için olan paramı işlem ücreti ödemenden başka bir banka atm 'sinden çekebilmiştim. Ayrıca bu ortak atm 'den hesaba para yatırma işlemini de ücretsiz yapabiliyorsunuz sanırım çünkü o işlem butonları da aktifti bilginize arkadaşlar.

Zaten her zaman bu ortak atm 'lerden yapılan işlemler için kesilen ücretleri saçma bulmuştum. Sonuç olarak, bir banka ortak ATM 'ler sayesinde hizmet ağını geliştirdiği için müşteri memnuniyeti de artıyor. O zaman neden bankalar ek ücret talep ederler ki? Bu sisteme diğer bankaların katılması ümidiyle görüşmek üzere sevgili arkadaşlar.




16 Eylül 2018 Pazar

Merhaba arkadaşlar, bugün haberlerde tekrar Recep İvedik serisinin 6. Filmi olan Afrika ile ilgili haberler gördüm. Bende bir Recep İvedik hayranı olarak film çıkmadan görüşlerimi yazmak istedim. Öncelikle '' Recep İvedik 6 ne zaman çıkacak? '' diye soranlar var. Film sanırım 2019 Şubat ayında çıkacak. Bu film için ön gösterim biletlerini alıp ilk izleyenlerden olmak istiyorum çünkü gerçekten beni güldüren absürt komedi filmlerinden biridir.

Sadece beni güldürmediği de kesin. Türkiye 'nin gişe rekorkmeni filmde Recep İvediğe aittir. Şahan, Recep İvedik 6 ile kendi rekorunu geçebilir gibi geliyor arkadaşlar.

Recep İvedik 6 filmi, Recep İvedik 6 incelenmesi, Recep İvedik 6 yorumları

Recep İvedik 6 Filminin Konusu

Şahan tam olarak filmin ismini açıklamasa da görsellerde gördüğünüz gibi arka planda bir uçak dumanları tüterek düşüyor. Sanırım bu uçakta bizim Recep İvedik 'te bulunuyor ve uçak Afrika 'nın ıssız bir bölgesine düşüyor. Bu bölge vahşi hayvanlarla olan mücadelesi ve o bölgede yaşayan halk ile olan diyaloglarını izleyeceğiz gibi. Tahminlerime göre Recep İvediğin yanında bir goril arkadaşı olacak gibi. :)
Şahan Gökbahar bu film için 100 bin TL harcayarak Bursa Karacabey'deki Longoz Ormanları'nda bungalov evleri inşa ettirmiş. Ee bu kadarda harcasın değil mi? Türkiye 'nin en çok izlenen 10 filmi arasında 4 film Şahan Gökbahar 'ın olduğunu düşünürsek az bile diyebiliriz.

 

Recep İvedik 6 Fragmanı

Daha filmin fragmanı yayınlanmadı ama Şahan resmi instagram hesabından 3 tane resim yayınladı arkadaşlar.


Recep İvedik 6; Recep İvedik 6 filmi; Recep İvedik 6 incelemesi; Recep İvedik 6 yorumları;Recep İvedik 6 resimleri;

Recep İvedik 6; Recep İvedik 6 filmi; Recep İvedik 6 incelemesi; Recep İvedik 6 yorumları;Recep İvedik 6 resimleri;





11 Eylül 2018 Salı

Arkadaşlar bugün bir baktım Küresel Ateş Gücü yani globalfirepower.com 2018 yılının en güçlü ordularının listesini yayımlamış. Genel anlamda bakarsak Türkiye Dünya 'nın en güçlü 9. Ordusu konumunda arkadaşlar.

Küresel Ateş Gücü bu sıralamayı yaparken 55 farklı etkene baktıklarını açıklıyorlar. Bunlar arasında Asker sayısı, teknoloji, silah çeşitliliği, coğrafi konum, lojistik destek, askeri personel sayısı, doğal kaynaklar, silah endüstrisi, toplam insan gücü,  gibi ana faktörleri açıklamışlar. Ayrıca '' bu sıralama nükleer güç dahil edilmemiştir '' diye not düşmüşler. Zaten bu tür sıralamalarda matematiksel olarak böyle hesaplanmalı. Çünkü elinde nükleer bomba olanlar konumuna bakmadan herkesi tehdit edebiliyorlar.

en güçlü 10 ordu

Bana göre sıralama matematiksel açıdan doğru olabilir ama gerçek hayatta sıralama değişiyor. Örneğin 1 adet nükleer bombası olan ufacık ülkeler A.B.D dahil herkese meydan okuyabiliyor. İşte o zaman bu sıralamanın bir önemi kalmıyor.

Mesela Türkiye genel maksatlı sıralamada 9. Sırada ben iddia ediyorum ki gerilla tarzı savaşlarda 1. Sırada oluruz. Yarım asırdır terörle mücadelemiz sonucunda kazandığımız tecrübe sayesinde göğüs göüüse ordumuza meydan okuyacak ülke tanımıyorum. Bunu destekler şekilde her yıl yapılan komandolar arası yarışmada Türkiye devamlı 1. Gelmektedir. Yarışmayı bile bu kadar ciddiye alıyorsak savaş anında karşı tarafa ne yaparız ALLAH bilir.

Tabi günümüzde göğüs göğüse savaşlar kalmadı diyenler vardır. Zaten günümüzde teknoloji ile vuruyorlar sonra demokrasi getiriyoruz ayağına ülkeye girip tüm kaynaklarını sömürüyorlar. Gerçi istedikleri kadar bombalasınlar belirli bir seviyeden sonra kara birlikleri savaşa dahil olmak zorundadır. Örneğin Irak savaşı gibi A.B.D istediği kadar bombalasa da yeraltı ve yer üstü ve yer altı zenginlikleri korumak için askerini sokmak zorunda kalmıştır. Sonuç 4.747 A.B.D askerinin canına mal olmuştur. Oda Irak güçlerinin elinde herhangi bir teknolojik silah olmadığı halde bu kayıplar verilmiştir. Kısacası istediğiniz kadar teknolojiniz olsun oda bir yere kadar. Gerisi göğüs göğüsedir.

Dünya Askeri Güç Sıralaması 2018
2017 'ye sıralamasına göre 1 sıra gerilemişiz arkadaşlar. Sanırım FETÖ ile verdiğimiz mücadelenin sonucu olarak ordudan uzaklaştırılan personel sayımız etkilemiş olabilir. Buna rağmen Dünyanın en güçlü 10 ordusu arasındayız.



10 Eylül 2018 Pazartesi

Merhaba kitap kurdu arkadaşlarım, kitap okumayı seven birisi olarak yıllardır içimde bir ukde olan, okuduğum kitapların önemli yerlerinin altını çizmek istemişimdir. Ama bir türlü içim el verip o güzelim kitapları çizemedim. Çizmeyi bırakın yapraklarının bükülmesine, katlanıp okunmasına dahi izin vermedim.

Taki geçen haftaya kadar! Kitabın altını çizerek okumanın bir gün beni üzeceği hiç aklıma gelmemişti. Geçen gün bir makalemde, okuduğum kitabın birinden alıntı yapacaktım ama bir türlü hangi kitap ve sayfası olduğu aklıma gelmedi. Artık The Witcher - Son Dilek kitabından başlayarak önemli cümlelerin altını kurşun kalem ile çiziyorum. Çiziyorum ama gelin bana sorun... O satırların altını ilk kez çizerken sanki kalbim parçalandı, ellerim titredi yapamayacak gibi oldum derken bir anda çizdim gitti. O an omuzlarımdan büyük bir yük kalktı. O ilk çizikten sonra kitabı daha çok benimsedim, daha fazla kişileştirdim kitabı kendime. Sanki kitap benim bir parçam gibi oldu arkadaşlar. Düşünün öldüğünüz zaman çocuğunuz veya torununuz ya da herhangi biri okuduğunuz kitapları okumaya başladığı zaman, altı çizilen cümleleri okumaya başlayınca, benim duygu ve düşüncelerimi hissedecek. Ben Dünya 'da olmadığım halde fikirlerim olacak, yıllar sonra bile hatırlanıyor olacağım.

altını çizerek okumanın yararları ve zararları

Yukarıda ki düşüncelerin sıcaklığı ile artık kitap konusunda yeni bir başlangıç yaptım arkadaşlar. Ama hala kitaplarımı kimse ile paylaşamıyorum ve bunu asla değiştirmeyeceğim çünkü onlarca kitabım geri gelmedi. Gelenlerde 1-2 yıl sonra yırtılmış veya zarar görmüş şekilde geldi. Neden böyle zarar verdim diyince de '' bir kitap ne söyleniyorsun yenisi alırız '' dediler. O zaman adama sormazlar mı alacak durumun varsa neden sende kitap almıyorsun? Alıyorsan neden aldığın gibi getirmiyorsun? Neyse şuan tek sorunum yazıların altını çizerken kırmızı kurşun kalem mi yoksa normal kurşun kalem mi kullansam? Karar veremedim.

Altını Çizerek Okumanın Yararları

Önemli cümlelerin aktını çizdiğimiz zaman geri bulması kolay oluyor.
Altı çizilen cümleleri bir kaç yıl sonra görse dahi hatırlayacaklardır.
Eğer sizde benim gibi bir blogger 'sanız alıntılar için altını çizmek işinize çok yarayacaktır.
Geleceğe bir not düşersiniz.

Altını Çizerek Okumanın Zararları

Sanırım hiç bir zaman kurtulamayacağım, kitaba zarar vermek duygusunu yaşayabilirsiniz.
Başkasından ödünç kitap alıp okuyamazsınız.
Satırların altını sürekli gereksiz yere çizenler için zaman kaybına sebep olur. Okumanın ahengini bozar.
Yanınızda devamlı kalem taşımak zorunda kalabilirisiniz. Kalem yerine post it kullanabilirisiniz. Daha sonra altını çizersiniz.



SONUÇ: Ne olursa olsun ister altını çizin ister çizmeyin ama okumaktan vazgeçmeyelim arkadaşlar. Okuyalım, okutalım...



7 Eylül 2018 Cuma

Merhaba arkadaşlar daha önce size PUBG Mobile Bilgisayarda Nasıl Oynanır onu anlatmıştım. O günden bugüne günlük 3-4 saat kendimi kaptırmış şekilde oyunu oynuyordum. Dün oyuna girerken birden görüntü ayarları değişti. Normalde 3. Şahıs görüntü ayarında oynuyordum ama birden karakterim Counter Strike gibi ( 1. Şahıs ) yani FPS moduna geçiş yaptı. İnternette ve Youtube üzerinde nasıl düzeltebileceğim hakkında baya zaman geçirdim ama hiçbir yerde çözüm bulamadım.


İnternette çözüm bulamayıncada kendim bir kaç yöntem demedim mesela oyunu silip tekrardan kurdum ama oyun facebook hesabıma bağlı olduğu için giriş yaptığım an en son ki ayarlarını geri yükledi. Yani PUBG beni çıldırttı resmen ama en sonunda çözümü gene kendim buldum.

PUBG Mobile FPS Modundan Çıkma

Arkadaşlar bu yöntemle aynı zamanda 3. Şahıs modundan FPS moduna yani 1. Şahıs moduna da geçiş yapabilirsiniz.


1. Numaraları alana tıklayınız
2. Numaralı alan 3. Şahıs modu
3. Numaralı alan ise FPS yani 1. Şahıs moduna geçiş



6 Eylül 2018 Perşembe

Merhaba arkadaşlar, bugün size Antalya Manavgat ilçesinde bulunan Club & Otel Nena nasıl bir otel? Club Nena hakkında şikayetlerimiz? Gibi sorularınıza 1. Elden sizlere bilgi vermek istiyorum. Otelde 3 aile olarak 1 eylül 5 eylül arası 4 gece 5 gün konaklama yaptık. Otel rezervasyonunu mayıs ayında tatilbudur.com sitesinden erken rezervasyon kampanyası ile yapmıştık. Otele kendi şahsi aracımız ile saat 13.45 gibi giriş yaptık. Girişte otel güvenliği elindeki misafir giriş listesi ile sizin adınızı karşılaştırıyor ve listede isminiz varsa giriş yapıyorsunuz.

Otele giriş yapıp otelin ana girişinin önüne park edip bavullarımızı indirdik. Bavulları içeriye lobinin oraya taşınma işini de biz yaptık daha önce gittiğimiz otellerde araçtan iner inmez çantalarımız taşınırdı. Neyse resepsiyonda çalışan görevli bayan kimliklerimizi alıp kayıt işlemini gerçekleştirdi. İlk olarak bizleri dublex olan ev tipi odalara yerleştirdiler. Odaya girer girmez güzel olmayan bir koku ile karşılaştık. Oda genel anlamda bir 5 yıldızlı otel odası gibi değilde bir pansiyon otel odası görünümü vardı. Bir kere odaları çok küçük, yatak zor sığmış diyebiliriz. Odalar tasarım ve şıklık bakımından çok kötü dizayn edilmiş. Son olaraktan banyosu inanılmaz küçük, duşa kabin kısmında eğilemezsiniz, eğer eğilirseniz tabiri caiz ise kıçınız duvara değer. Aynı anda iki kişi içeri girip çıkamaz.
Bunları gördükten sonra soluğumuzu resepsiyonda aldık ve odalarımızın ana binadaki odalar ile değişmesini talep ettik. Görevli önce " orada odamız yok " dedi. Bizde rezervasyonumuzu iptal edin gidiyoruz dedik. Aynı görevli bu sefer " şuan baktım sadece 2 odamız var, diğerleri temiz değil " dedi. Bizde önemli değil bekleriz dedik. Bunun üzerine gene aynı görevli birini aradı ve döndü bize " tamam odalarınız hazır" dedi. Demek ki neymiş hakkınızı sonuna kadar arayacakmışsınız arkadaşlar. Peki bu sorun nereden kaynaklanmıştı? tatilidir.com sitesi oteli tanıtırken ana binadaki odaların görsellerini kullanmıştı. Bizde o resimlere göre tercihimizi yapmıştık. İlk verilen odaların resimdeki ile alakası olmayınca doğal olarak hakkımızı aradık.

Neyse bunca kargaşaya rağmen ana binadaki odalarımıza yerleşebildik. Bu odalar dublekslere göre iki kat daha büyük ve dizayn olarak çok daha güzeller. Ayrıca banyosu diğerine göre 2 kat daha büyük.

Odalarda neler var? Bir adet televizyon, 1 sandalye, 1 masa bulunuyor. Banyoda kulak temizleme çubukları, el sabunları ve bone bulunan ufak bir kutu bulunuyor. Ayrıca duşa kabin içinde duvara montaj edilmiş şampuan ve saç kremi mevcut.


Otelde 1. Gün
Odalara yerleştikten sonra öğle yemeğinin son dakikalarına yetiştik. Ana restaurant a girdiğimiz an yüzümüze bir alev dalgası vurdu. 5 dk içinde suyumuz çıktı diyebiliriz. Görevli arkadaşlara klimaların neden çalışmadığını sorduğumuzda yüzümüze bakıp güldüler. Yüz ifadeleri bizim elimizden bir şey gelmez dercesineydi. Neyse aç olduğumuzdan yemeklerimizi açık büfeden alıp masamıza geldik. Masamıza oturduk ama servis açılmamıştı. Ne kaşık nede çatal vardı. Çevremizde nadir görülen bir çalışandan servis açmasını rica ettik ama giden gelmedi. Bu duruma sinirlenip kalkıp kendimiz çatal ve kaşık bulduk.

Bu sinir ve sıcak üzerine soğuk bir içeceğin iyi gideceğini düşündük ama sadece düşüncede kaldı. Çünkü daha sonraki günlerde öğrendik ki bu otelde bir şey istediğiniz zaman kalkıp kendiniz alacakmışsınız. Garson sayısı yok denecek kadar az onlarda anca masa toplamakla yetindiği için hizmet sıfır.

Yemek çeşidine gelecek olursak ana yemek olarak tavuk ve hindi ağırlıklı hatta kırmızı et öğlen yemeklerinde hiç yok. Sadece akşam yemeklerinde 1 çeşit çıkıyor. Mesela ilk akşam yemeğinde dana sote vardı. Ama yemeklerin lezzeti yerindeydi. Tatlıya geçecek olursak standart tatlılar mevcut ve çeşit çok yok. Lezzet bakımından ise pek iyi sayılmazlar. Ayrıca 4 gün boyunca tatlı kaşığı bulmak imkansızdı . Sütlü tatlıları çatalla yedik. Bu şikâyetlerimizi şefe kadar ilettik ama değişen olmadı.

Yemeklerimizi yedikten sonra üstümüzü değiştirip direk sahile indik. Sahili iki kısma ayırmışlar sol tarafta sigara içmek yasak ve çocuklu aileler için yataklı şezlonglar mevcut. Sağ tarafta ise isteyen sigara içebiliyor. Sahilde bir adet bar bulunmakta tabi ki şezlonglara hizmet beklemeyin istediğiniz bir şey olursa gidip siz alıyorsunuz. Sahil kısmında şezlongların olduğu bölge kum geri kalan kısım yani denize kadar olan bölge taşlık arkadaşlar. Taşlar özel dökülmüş sanırım keskin yanları ovalleştirilmiş. Ama ayağınızı ağrıtmak için yeterli sayıda ve büyüklükteler arkadaşlar. Taşlık kısım denizin içinde de devam ediyor. Yani denizin dibide taş dolu. Ayrıca deniz 3 metre sonra aniden derinleşiyor, yüzerken dikkatli olmak lazım. Ama denizin hakkını vermek lazım tertemiz suyu var. Ayrıca otelin sahil kısmında 1 adet iskelesi bulunuyor. Burada özel localar bulunuyor günlüğü 25 avro. Ama yüzmek için herkes ücretsiz iskeleyi kullanabiliyor. İskelede ayrıca bir bar bulunmakta ama burada su hariç her şey ücretli. Aşağıdaki kendi çekimim olan sahil resimlerini görebilirsiniz.





Deniz keyfinden sonra akşam yemeğine geçtik. Akşam yemeğinde dana sote hariç kırmızı et bulunmuyor. Her yer hindi ve tavuk. Şöyle düşünün patlıcan kebabını et yerine tavuk ile yapmışlar gerisini siz düşünün. Tatlı kısmı aynı değişen bir şey yok.

Vee gelelim akşamki animatör gösterisine önce çocuklar için ufak bir eğlence düzenlediler daha sonra yetişkinler için saat 21.00 da colombia dans gösterisi için 3 kadın 4 erkekten oluşan bir ekip sahneye çıktı. Direk size şöyle tarif edim biz ailecek çıksak daha iyi bir performans sergilerdik... Bu kadar kötü bir ekip görmedim 3 bayan dans etti ama ne bir koreografı nede bir senkronizasyon vardı. Sonra erkekleri çıktı onlarda capoeira dansı yapacaklardı ama yaptıklarının emin olun capoeira ile yakından uzaktan alakası yoktu. Zaten gösteri bitmeden herkes çıktı

Otelde 2.Gün
Eşimle birlikte 12 'ye doğru uyandığımız için sabah kahvaltısını ve geç kahvaltıyı kaçırmış olduk. Neyse ki 12.00 ' da havuz barlarında hamburger ve pizza servisi başladığından direk oraya gidip hamburgerlerimizi yedik. Sonra deniz ve havuza girdik. Saat 16.00 ' da pasta ve çay saati başladığından orada alıştırmalık bir şeyler yedik.

Havuz demişken otelde 3 tane havuz var. 2 tanesi ana binaya yakın 1 tanesi sahile yakın. Aqua Parklı havuz ana binaya yakın olan havuzlardan biri. Aqua Parkı oteldeki nadir güzelliklerden biriydi benim için. Her yaşa hitap edecek şekilde büyük ve çeşitli su kaydırakları vardı. Zamanımızın büyük bir bölümünü Aqua parkta geçirdik. Tek kötü yanı saat 17.00 'da kapanıyor olmasıydı.

Sahildeki su sporları için fiyat almaya gittim ve ağzım açık kalarak geri döndüm. Parasailing için "iki kişi 530 tl ama hadi size 400 olsun " dediler. Fiyatlar çok pahalı arkadaşlar.

Akşam yemeği dünkü ile aynıydı. Kırmızı et olarak gene dana sote vardı. Tek farklılık yanına et köfte eklemişlerdi direk herkes ona yüklendi. Tatlı olarak aynı çeşitler ve tabiki tatlı kaşığı yok.

Animatör grubunun izin günü olduğu için gösteri yoktu.

Otelde 3.Gün
Bugünde 12 'de uyandığımızdan kahvaltı yapamadık. Dünkü gibi hamburger yedik. Denize hiç girmedik direk havuzda vakit geçirdik. Öğlen yemekleri her zamanki gibi aynıydı kırmızı et yoktu. Onu için sadece tatlı bölümünden sütlaç yemek ile yetindik. Bu sefer tatlı kaşığı buldum.

Akşam aktivitesi olarak modern dans gösterisi vardı. Ben ilk günkü faciadan sonra gitmedim ama gidenler ilk günkü ekipten farklı bir ekibin olduğunu ve bu sefer gerçekten güzel bir gösteri olduğunu söyledi.

Otelde 4.Gün
Her zamanki gibi öğleye kadar uyuduk arkasına hamburgerimizi yedik. Üstüne havuz ve deniz keyfi yaptık.

Akşam yemeğinde de her zaman ki çeşit yemekler vardı. Tek artısı patatesli köfte vardı. Restaurant'ın içinde otelin ufak bir fırını bulunmakta her gün burada pide çıkartıyorlar. Bugünde pidenin yanında yağlı ekmek çıkarmışlar. Bizde tadını tam bilemediğimizden 1 'er tane aldık. Sonra tadı çok hoşumuza gitti, bende kalktım 1'er dilim daha almak için fırının oraya gittiğim. Ama kalmamıştı tabiki, ustaya ne zamana çıkar dedim. Usta yüzüme gülerek '' bitti, haftaya çıkar '' dedi. Evet yanlış okumadınız ekmek haftada bir çıkıyormuş. Benim anlamadım açık büfenin amacı yemeklerin ve garnitürlerin bittikçe yenilenmesidir. Bu otelde biten bir şeyin yeri dolmuyor arkadaşlar. Aynı sorunu kardeşim havuz barda yaşadı. Saat 16.00 'a kadar hamburger saati ama kardeşim saat 15.00 'da hamburger yemeye gittiğinde hamburgerin bittiği söylenmiş. Bunca yıldır 5 yıldızlı her şey dahil otellere giderim ama ilk defa böyle bir olayla karşılaşıyorum.

Akşam gösterisi olarak akrobatik gösteri vardı ve gayet güzeldi.


SONUÇ:
Hizmet çok kötü
Temizlik iyi
Sahil kötü
Yemekler orta

Genel olarak bir daha bu otelin önünden geçmem ve kimseye önermem 10 üzerinden 5 anca alır.