Türkiye ‘nin Koronavirüs Planı Nedir?

Türkiye 'nin korona virüs planı
Türkiye ‘nin Koronavirüs Planı

Türkiye ‘nin koronavirüs planı ‘nı kendi düşüncelerim ile size anlatmak istiyorum arkadaşlar.

Wuhan ‘da başlayan salgın pandemi ligine çıkarak tüm Dünya ‘da etkisini hızlı bir şekilde gösterdi. Virüs ülkemize 3 aylık bir gecikme ile geldi. Burada şanstan geç gelen var diyende var, iyi önlemler aldığımız için geç geldiğine dair görüşlerde var. Tabi burası ayrı bir konu.

Şuanda ( 27 mart ) koronavirüs ülkemizde 3.629 kişiye bulaşmış ve 75 kişinin hayatını kaybetmesine neden olmuştur. Virüsün ilk ( 11 mart ) görüldüğü günden itibaren Sağlık Bakanımız Fahrettin Koca her gün halka gerekli güncel verileri sunmaktadır. Bu verileri sunarken halkada ne gibi önlemler alması gerektiğini de hatırlatıyor.

Bu sırada devletimiz sosyal hayatı kısıtlayıcı önlemler alarak virüsün kontrol altında tutulmasını sağlamaya çalışıyor. Bunların en önemlisi 65 yaş üstü kişilerin sokağa çıkma yasağı ve kronik rahatsızlığı olanlara izin vermesi.

Bu yasakların temel sebebi yaşlı kişilerin ve hastaların virüsü taşıyıcı özelliği değil de kendisine bulaştığı zaman ölüm oranın yüksek olması aynı zamanda kayıpların hep yaşlı kişilerden olması. Zaten dikkat ettiyseniz sürecin başından itibaren devletin tüm kademeleri yaşlıları ve kronik hastalığı olan kişileri koruma içerisindeler.

İşte bunun en büyük sebebi de sürü bağışıklık sistemini uygulamaya çalışmalarıdır.

Sürü Bağışıklık Sistemi Nedir?

Virüsün halk arasında sıkı önlemler almayarak kontrollü şekilde yayılmasını sağlayarak, bağışıklık sistemi güçlü kişilerin doğal olarak hastalığa karşı bağışıklık kazanmasıdır.

Sürü bağışıklık sisteminin şeması

Sürü bağışıklık sistemine kabaca örnek vermek gerekirse. Yukarıdaki resimde gördüğünüz gibi Cüneyt koronavirüs ‘üne yakalanıyor ve haberi olmadan 10 kişiye bulaştırıyor. Bu 10 kişide 100 kişiye, 100 kişide 1.000 böyle artarak gidiyor. İşte eğer virüs bulaşan 10 kişi 100 kişiye bulaştıracağı yerde bu 100 kişi bağışıklık kazanmış olsaydı. Zincir orada kırılacak sadece 11 kişi ile sınırlı kalacaktı hastalık.

Teoride güzel ama bu sistemin 3 kötü yanı var.
1. si bağışıklığı zayıf olan ( Yaşlılar, kronik rahatsızlığı olanlar ) insanlar. Eğer onları izole edemezseniz büyük kayıplar verirsiniz.

İşte asıl olay bundan sonra başlıyor. Kayıp verdikçe toplumun psikolojisi bozulacak ve umutsuzluk baş gösterecektir. Buda toplumda panik havası yaratacaktır ki böyle salgınlarda istenen son şeydir.

2. si eğer virüsün yayılma hızını kontrol edemezseniz, kısa süre içinde sağlık sisteminiz çökecektir. Sistem çökünce artık kimin ölüp kimin yaşayacağına karar vermeniz gerekecektir. Şuanda İtalya ‘da olduğu gibi. Sonuç ise 1. Madde olduğu gibi olacaktır.

3. sü ise virüs mutasyon geçirirse sürü bağışıklık sistemi otomatikman çökecek ve sıfırdan başlamanız gerekecektir. Böyle bir senaryoyu hiç bir ülke kaldıramaz.

Şuanda ülkenin genelinde sokağa çıkma yasağı ilan edilsin diyen kesim çoğunlukta ama şuanlık böyle bir şeyin olacağını düşünmüyorum. Çünkü böyle düşünenler vaka sayısına göre karar veriyorlar. Devlet açısından ise tam tersi ölü sayısı ile ilgileniyorlar diye düşünüyorum.

Çünkü bunun sebebi Dünya ‘da ki bilim insanlarının ortak kanısı olan ” virüs durdurulamaz, yok edilemez sadece yavaşlatılır ” açıklamalarıdır. Sokağa çıkma yasağı da alsanız virüsü yok edemez sadece yavaşlatırsınız. Şuanda Çin ‘in Wuhan kentinde olduğu gibi. 3 aydır sokağa çıkma yasağı olan ki çok sert uygulayan bir ülke olmasına rağmen hala günlük vaka sayıları artmaktadır. Mesela bugün 67 pozitif vaka var 6 ölü var. Bilim insanları Çin ‘de sokağa çıkma yasağı gevşediği an tekrar bir vaka patlamasının olabileceğiniz söylüyor. Çünkü virüs Çin nüfusunun %99 ‘na bulaşmamış durumda.

Gördüğünüz gibi bence devletimiz resmi olmasa da en az kayıp vererek sürü bağışıklık sistemini uygulamaya çalışıyor. Tabi bu sistemden ne zaman vazgeçilip sokağa çıkma yasağı gelir diyorsanız. Ölü sayısının kontrolsüz şekilde artması, sağlık sisteminin zorlanmaya başladığı zaman olabilir.

BEĞENDİYSEN PAYLAŞABİLİR MİSİN?
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir